DoktorFizik
Instagram
Nörorehabilitasyon ve Ağrı Tedavisi [email protected] | 0542 215 80 80

Beynin Gizli Potansiyeli – Paradoksal Lusidite

Sinema filmlerinden aşina olduğumuz bir sahne vardır. Yaşlı, uzun yıllardır yatağa bağımlı ve iletişim kuramayan bir hasta bir gün aniden açılır, konuşmaya başlar hatta yanındaki kişiyi şaşırtan bilgelikte sözler söyler. Ancak bu iyilik hali kısa sürer, yine aniden içine kapanır ve çok geçmeden vefat eder. Bu kurgu ani çıkış ve inişler içermesi nedeniyle seyircinin ilgisini çeker. Seyirci olarak etkilenmemize rağmen böyle bir olayın sadece filmlerde olabileceğini düşünebiliriz. Oysa bu sahnelerin ilhamı gerçek hayattan alınmış olabilir.

Alzheimer hastalığının son evresi gibi ağır demans (bunama) hastalarında ölüme yakın dönemlerde aniden bilinçte açılma, konuşmaya başlama gibi “uyanışlar” sağlık profesyonelleri ve hasta refakatçilerinin karşılaştığı ilginç bir fenomen olarak tıbbi literatüre girmiştir. Paradoksal lusidite (ya da terminal lusidite) denilen bu durum eğer sistematik olarak araştırılıp doğrulanırsa ağır demans vakalarında bilişsel fonksiyonların geri dönebilme ihtimali ile ilgili güncel kabulleri sorgulamamıza neden olabilir.

Paradoksal Lusidite Nedir?

Paradoksal lusidite ilerleyici ve patofizyolojik demans sürecinde bulunan, anlamlı sözel ve davranışsal etkileşim kapasitesini tam olarak kaybettiği sanılan bir kişinin beklenmedik şekilde aniden ve kendiliğinden anlamlı iletişim kurmaya başlaması olarak tanımlanabilir. Lusidite berraklık anlamına gelir, zihin açıklığı olarak da dilimize çevrilebilir. Paradoksal ifadesi ise hastalığın son evresinde beklenmedik bir iyileşme görülmesi, ardından hastanın tekrar kötüleşerek kısa sürede vefat etmesi nedeniyle kullanılmaktadır. Ancak bu aydınlanma anları her zaman ölümün yaklaşması ile ilişkili olmayabilir.

Demans hastalarında bilişsel dalgalanmalar hastalık sürecinin erken ve orta derece ilerlediği dönemlerde olsa da ileri evrede görülmesi pek beklenmemektedir. Paradoksal lusidite vakaları Alzheimer hastalığı dışında beyin tümörü, beyin absesi, inme, menenjit vakalarında da bildirilmiştir. Komadaki hastalarda da ölüm öncesi bilincin açıldığı görülmüştür.

Ne Sıklıkta Görülür? Ne Kadar Sürer?

Ağır demans hastalarında görülen paradoksal lusidite büyük oranda ölümden 1-2 gün önce ortaya çıkmaktadır. Bilincin açılarak anlamlı iletişim kurulabilen dönemin süresi ise birkaç saniyeden birkaç güne kadar değişkenlik gösterir. Ortalama 10 dakika ile birkaç saat arası sürer. Bu fenomenin ağır demans hastalarında ölüm öncesi ne sıklıkla görüldüğü henüz bilinmemektedir.

Ölüme Yakın Deneyim ve Beklenmedik Uyarılma Fenomeni

Paradoksal lusiditeye ışık tutabilecek ilişkili klinik durumlardan ikisi “ölüme yakın deneyim” ve “beklenmedik uyarılma fenomeni”dir. Ölüme yakın deneyim de 2000’li yıllara kadar anektodal bir olguydu. Klinik ölüm veya beynin fonksiyonunun azaldığı durumlarda kişinin yaşadığı zengin tecrübeler olarak tanımlanır. Antik çağlardan beri bahsedilen bir olgudur. 2001 yılında yayınlanan bir makalede kalp durması (kardiyak arrest) yaşayan kişilerde ölüme yakın deneyim sıklığının %18 olduğu bildirilmiştir.

Uyku ilacı olarak kullanılan zolpidem’in bitkisel hayattaki kişilerde uyarılma ve davranışsal iyileşmeyi arttırdığı görülmüştür. Otizmli çocuklarda yüksek ateş sırasında bazı alanlarda iyileşme bildirilmiştir. Normal beyinde baskılayıcı etki gösteren zolpidem ve yüksek ateş patolojik durumlarda ters etki yaratabilmektedir. Bu beklenmedik durumlar paradoksal lusidite ile benzer mekanizmalara sahip olabilir.

Neden Olur?

Paradoksal lusidite atağı çok hızlı geliştiği için nöron yenilenmesi söz konusu olamaz. Sinyal yollarında karmaşık bir yeniden ayarlama, sinaptik modifikasyonlar, nöron ağları arasındaki etkileşimler ve nörotoksik proteinlere bağlı gelişen baskılanmanın kısa süreyle ortadan kalkması öne sürülen mekanizmalardır. Uzun zamana yayılan demans sürecinde bilişsel fonksiyonlarda görülen iniş çıkışların mekanizması da henüz tam anlaşılamamıştır. Paradoksal lusiditeyi bu dalgalanmalardan ayıran şey hastalığın son evresinde, genelde ölümden hemen önce ortaya çıkmasıdır.

Sonuç olarak bilişsel fonksiyonlarının geri dönüşsüz şekilde kaybolduğu sanılan hastalarda beklenmedik zihin açıklığı periyotları görülmektedir. Beynin ağır yapısal değişiklikleriyle beraber gelişen demans tablosunda dahi dış dünya ile anlamlı iletişim ve etkileşim yollarına sahip olabilmesi araştırılmaya değer bir konudur. Oluş mekanizması anlaşılabilirse nörobilimde yeni anlayış ve tedavilere kapı aralayabilir.

Referans

Başlık görseli: William Utermohlen’in otoportreleri. En üst soldaki 1967 yılında, diğerleri ise Alzheimer hastalığı tanısı aldıktan sonra 1996’dan 2000 yılına dek yaptığı çizimler. Kaynak: theguardian.com

Tags:
No Comments

Post A Comment