DoktorFizik
Instagram
Nörorehabilitasyon ve Ağrı Tedavisi [email protected] | 0542 215 80 80

Skolyoz Nedir? Skolyoz Tedavisi Nasıl Olur?

Skolyoz omurganın yanlara doğru olan eğriliklerine denilir. Normalde karşıdan bakıldığında omurgamız, leğen kemiklerinin arasındaki sağrı (sakrum) kemiğinin üzerinde dümdüz bir çizgi halinde başımıza dek yükselir. Sağa ya da sola kıvrım yapmaz. Yapması durumunda buna skolyoz denilir. Skolyozlu omurga S veya C harfine benzer kıvrılmış olabilir. Skolyoz tedavisi egzersiz, fizik tedavi, gövde korsesi kullanımı, ameliyat gibi aşamalardan oluşmaktadır.

Omurgamız birbiri üstüne yerleşmiş omur (vertebra) kemiklerinden oluşur. Kemikler arasında şok emici özelliği olan ve harekete izin veren diskler yer alır. Bu sayede omurga öne, yanlara, arkaya eğilebilir ve dönebilir.

Omurgaya yandan bakıldığında dümdüz bir çizgi şeklinde değildir. Bel ve boyun kısmında çukur yapar, buna lordoz denir. Sırt kısmında ise doğal olarak hafif dışa doğru kavislidir, yani kifoz yapar. Yandan bakıldığında mevcut olan bu eğriliklerin artması veya azalması da sorun olabilir. En sık olarak sırt kavsinin artmasına bağlı kamburluk sorunu oluşabilir.

Omurga normalde karşıdan bakıldığında yukarıdan aşağıya dümdüz devam eden bir yapı olmasına karşın bazı kişilerde sağa sola doğru hafif asimetriler, eğilmeler bulunabilir. 10 derecenin altında açı yapan eğriliklere tanım olarak skolyoz denilmemektedir. 10 derecenin üzerindeki eğrilikler skolyoz olarak adlandırılır ve sağlık açısından dikkate alınması gereken bir sorundur.

Aslında skolyoz omurganın yana doğru eğriliğinden daha karmaşık bir sorundur. Rotasyonel bileşeni de vardır yani omurlar burgu yapar gibi döner. Buna bağlı olarak omur kemiklerine bağlı olan kaburgalar da şekil bozukluğuna uğrar, sırtın bir tarafında kaburga kamburluğu oluşur ve göğüs kafesi daralabilir. Sırttaki kaburga kamburluğu kişi öne eğildiğinde daha belirgin hale gelir.

Skolyoz tanısı veya şüphesi ile fizik tedavi ve rehabilitasyon kliniklerine pek çok hasta gelmektedir. Bazı skolyozlar diğerlerinden daha sıkı takip gerektirmektedir. Sıkı takip gerektiren skolyoz grubunu en fazla oranda, “adölesan idiyopatik skolyozu” denilen kısım oluşturmaktadır.

Yapısal ve fonksiyonel skolyoz

Her hastalıkta olduğu gibi skolyoz hastalığı için de alt sınıflamalar yapılmıştır. Aslına bakılırsa tek başına “skolyoz” ifadesi hastalık değil, bulgudur. Skolyoza yol açan hastalıklar vardır. En temel sınıflama şekli yapısal ve fonksiyonel (yapısal olmayan) skolyoz ayrımıdır. Yapısal olmayan skolyozda esas sorun omurga şeklinde değildir. Vücuttaki bir soruna adaptasyon amaçlı omurgada şekil bozukluğu ortaya çıkmıştır. Buna örnek olarak bacak boyu farkı, bel fıtığı gibi ağrılı durumlar, duruş bozukluğu verilebilir. Zemindeki sorun çözülürse fonksiyonel skolyoz da düzelir. Yapısal skolyozda ise omurgada gerçek bir eğrilik vardır. Yapısal skolyozların nedeni %80 oranında belirlenemez. Bunlara tıpta “nedeni bilinmeyen” anlamında idiyopatik denilir. Yapısal skolyoza neden olan diğer iki sebep ise nörolojik hastalıklar ve omur kemiklerinde doğuştan mevcut olan gelişimsel anormalliklerdir.

Serebral palsi, spina bifida, spinal muskuler atrofi gibi nörolojik hastalıklarda kas zayıflığı olur. Kaslar omurgayı yeterince destekleyemediği için hastalığın ilerleyen dönemlerinde nöromusküler skolyoz denilen yapısal skolyoz tipi oluşabilir. Bazen kişide doğumda bir omur kemiği yarım gelişmiş veya diğer bir omura yapışık olabilir. Bu tür kemik gelişim bozukluğuna bağlı skolyozlara ise konjenital skolyoz denilir.

İdiyopatik skolyoz tipleri

Skolyozun en sık nedeni, nedeni belirlenemeyen tiptir. Yani idiyopatik skolyoz. İdiyopatik skolyoz ise ortaya çıktığı yaşa göre gruplara ayrılır. İdiyopatik skolyoz ilk 3 yaşta ortaya çıkmışsa infantil, 3-9 yaşlarında ortaya çıkmışsa juvenil, 9-16 yaşlar arasında ortaya çıkmışsa adölesan idiyopatik skolyozu denilir. Yetişkin dönemde fark edilen skolyoz için ise yetişkin idiyopatik skolyozu tabiri kullanılır.

Adölesan idiyopatik skolyozu

İdiyopatik skolyoz en büyük oranda 9-16 yaşlarında ortaya çıkar. Buna adölesan idiyopatik skolyozu denilir ve en önemli skolyoz tipidir denilebilir. Önemi hem yapısal skolyoz çeşitleri arasında sayıca en fazla oranda görülen tip olması hem de önlem alınmadığı takdirde ilerleme riski olması nedeniyledir. Skolyoz okul taramalarına göre %0,5-4 oranında görülebilmektedir, yani çok nadir sayılmaz. Aslında eğrilik ilerleyene kadar uzun süre fark edilmeden kalabilir, bu nedenle bilinçli bir gözle sırt muayenesi yapılması önem taşımaktadır. Erken dönemde yakalandığı takdirde egzersiz ve korse kullanımı gibi ameliyat dışı yöntemlerle ilerlemesi durdurulabilir. İlerlemiş skolyozlarda ise tek tedavi edici seçenek ameliyat olabilir.

Skolyoz nasıl ifade edilir?

Skolyozu tanımlarken bazı terimler kullanılır. Bunların başında Cobb açısı gelir. Cobb açısı özel bir yönteme göre ölçülen skolyozun eğrilik derecesidir. Cobb açısı yanında apikal vertebra veya apeks (tepe) denilen, orta hattan en fazla uzaklaşmış omur kemiği seviyesi, eğriliğin başladığı ve bittiği kemik düzeyleri, eğriliğin açıklığının sağa ya da sola bakması, S veya C şekilli olması gibi bilgiler kişideki skolyozun tanımlanmasında kullanılır.

Skolyozun ilerlemesi için risk faktörleri nelerdir?

Ergenlik dönemi yani hızlı boy uzamasının ve kemik gelişiminin olduğu dönemde skolyoz tespit edildiğinde en önemli sorulardan biri skolyozun ilerleyip ilerlemeyeceğidir. Bu açıdan bazı bilgiler yararlıdır. Örneğin küçük dereceli skolyozlarda kız erkek cinsiyetleri hemen hemen eşit oranda etkilenmektedir. Fakat ilerlemiş eğriliklerde kızların sayısı erkeklerden 7 kat daha fazladır. Yani kız çocuklarında tespit edilen skolyozun ilerleme riski daha fazladır. Eğriliğin hangi yaşta ve iskelet gelişiminin hangi evresinde tespit edildiği de önemlidir. İskelet gelişiminin tamamlanmasına ne kadar uzun süre varsa skolyozun ilerleme riski o kadar fazladır. Yani küçük yaşlarda tespit edilen skolyozlar daha risklidir. Çift eğrilik olan S şekilli skolyozlar, tek eğrilik olan C şekilli skolyozlara göre daha yüksek oranda ilerleme gösterir.

Skolyoz tanısı nasıl konulur?

Skolyoz tanısında ilk basamak muayenedir. Muayenede gövdenin önden ve arkadan izlenmesi yanında kas gücü, duyu ve refleks muayenesini içeren nörolojik muayene, bacak boyu ölçümü, ayak deformitesi, kas kısalığı, eklem-bağ dokusu gevşekliği açısından değerlendirmeler yapılır. Adam testi denilen muayene yönteminde hasta belden öne eğilir ve klinisyen arkadan sırta bakarak kaburga kamburluğu, sağ-sol asimetrisi olup olmadığına bakar. Skolyometri denilen araçla bu pozisyonda asimetri için niceliksel ölçüm yapılabilir.

Tetkik olarak skolyoz tetkiki denilen Röntgen filmi genelde yeterli olmaktadır. Skolyoz tetkiki boyundan kalçaya kadar tüm omurganın arka-ön ve yandan çekildiği bir Röntgen filmidir. Bu film ile skolyozu tanımlayan Cobb açısı, eğriliğin başlangıç, bitiş ve tepe noktası gibi parametreler ile Risser evrelemesi denilen kemiklerin olgunluk derecesi belirlenebilir. Skolyoz eğer idiyopatik değil de konjenitalse yani doğumsal bir kemik anormalliğine bağlıysa da bu Röntgen filmi ile anlaşılabilir. Skolyozda MRG (emar) tetkikine genelde gerek olmaz. Ancak tipik olmayan eğriliklerde, ağrı şikayeti varsa, kas gücü-duyu-refleks muayenede anormallikler varsa MRG gerekebilir.

Skolyoz tedavisi nasıl olur?

Skolyoz tedavisi için izlem, egzersiz, fizik tedavi, korse kullanımı ve ameliyat seçenekleri mevcuttur. Hangi tedavinin uygulanacağını eğriliğin derecesi ve ilerleme için risk faktörleri belirler. Genel bir çerçeve olarak belirtmek gerekirse 20 derece altındaki skolyozlarda egzersiz ve fizik tedavi uygulanır. 20-40 derece arasında bu tedavilere korse kullanımı eklenir. 40 veya 50 derece üzerindeki skolyozlarda ise ameliyat seçeneği öne çıkmaktadır.

Tags:
No Comments

Post A Comment