Hareketsiz Kalmanın Zararları – İmmobilite Sendromu

Beyin hasarı, inme, omurilik felci, MS hastalığı, kırık, ameliyat veya başka bir ağır hastalık nedeniyle uzun süre yatakta yatmak kişide esas hastalığın yanında pek çok ikincil sorunun ortaya çıkmasına yol açar. Hareketsiz kalmaya bağlı görülen sorunlar immobilite sendromu başlığında incelenebilir.

Hareketsiz Kalmanın Zararları

Kalp ve dolaşım sistemi: Kanın toplardamarlarda göllenmesi, dolaşımın azalması, bacak damarları içinde pıhtı oluşumu (derin ven trombozu), ödemin artması, kalbin zayıflaması, dik konuma gelindiğinde tansiyon düşmesi. Pıhtı oluşumu riski yüksek kişilere önleme amacıyla kan sulandırıcı tedavi başlanabilir.

Hormonal sistem: Kaslar çalışmadığı için şeker toleransı bozulur, vücutta yağlanma artar. Şeker hastalığı riski artar. Tuz ve su dengesi bozulabilir.

Sindirim sistemi: Mide sıvısı ve yiyeceklerin yemek borusuna geri kaçışı (reflü), akciğere yiyecek kaçışı (aspirasyon), iştah kaybı, yetersiz beslenmeye bağlı kilo kaybı, enerjiyi kullanamama nedeniyle kilo alımı, bağırsak hareketlerinin azalması, kabızlık.

İdrar yolları: Kemik erimesine bağlı böbreklerden idrarla kalsiyum atılımı artar ve böbrek taşı oluşabilir. Yataktaki pozisyon işemeyi ve mesanenin tam boşaltılmasını zorlaştırabilir. Sık idrara çıkma veya kaçırmalar olabilir. İdrarın mesanede birikmesi idrar yolu enfeksiyonu riskini arttırır.

Citte yara açılması: Normalde insan yatarken belli aralarla pozisyonunu değiştirir. Uyurken bile farkında olmasak bile her 10-12 dakikada bir hareket ederiz. Felç, koma gibi nedenlerle pozisyon değiştirme yeteneğini kaybeden kişilerde alt tarafta sürekli basınca maruz kalan cilt dokusunun dolaşımı bozulur. Cilt yeterli oksijeni alamaz ve doku hasarı oluşur. Çarşaftaki katlantılar, sert yüzeyler bu riski arttırır. Bası yarası veya basınç ülseri denen yaraların açılmasını önlemek için hastanın en az 2 saatte bir pozisyonunun değiştirilmesi ve cildinin düzenli olarak muayene edilmesi gerekir.

Kas-iskelet sistemi: Hareketsizliğe bağlı kas kütlesi azalır, kas erimesi olur. Kaslar kısalır ve tutulur. Hareket etmek gittikçe daha zor ve ağrılı hale gelir. Eklem hareket açıklığı azalır, kontraktür denilen sabit kısıtlılıklar birkaç hafta içinde oluşabilir. Kemik erimesi ve buna bağlı anormal kırıklar görülebilir.

Sinir sistemi: Uyku döngüsü bozulabilir. Kişi gündüz uyurken gece uyuyamaz. Kuvvetsizlik, bağımsızlığın kaybı, hareket edememe depresyon, endişe, sıkıntı, sinirlilik gibi psikolojik sorunlara yol açabilir. Hep aynı çevrede bulunma ve farklı uyaranların eksikliği deliryum denilen kişi, çevre ve zaman farkındalığının bozulmasına neden olabilir.

Solunum sistemi: Akciğer kapasitesi azalabilir. Öksürük zayıflar, balgamı yeterince atamayabilir. Balgamın birikmesi sonucu hava yolları tıkanır, akciğerdeki alveoller havalanamaz ve büzüşür. Oksijen-karbondioksit değişimi bozulur, kandaki oksijen düzeyi azalır. Akciğer ödemi, enfeksiyon (pnömoni) riski artar. Solunum sistemi sorunları ölümcül olabilir.

Önleme ve Tedavi

Yatağa bağımlı hareketsiz kalmanın olumsuz etkilerini önlemek için erken dönemden itibaren fizik tedavi hareketlerinin yapılması gerekir. Yatak içi pasif eklem hareket açıklığı egzersizleri, solunum egzersizleri, uygun pozisyonlamaya ilk günden itibaren dikkat edilir. Robotik yatak teknolojisi ile inme, beyin hasarı, omurilik felci gibi nedenlerle ayağa kalkamayan kişiler erken dönemde dik konuma getirilerek bacak hareketleri yaptırılabilir. Dik konuma gelmek ve bacaklara yük binmesi tansiyonun normale gelmesi, kemik erimesinin ve damar içi pıhtı oluşumunun önlenmesi açısından yararlıdır. Üstelik yürüme egzersizleri ile omurilik ve beyne duyusal uyaran gönderilmesi hareketlerin unutulmaması ve yeniden öğrenilmesini sağlar.

Doktor Fizik
2018. DoktorFizik; Beyin, sinir, kas, kemik, omurga ve eklem sağlığı ile ilgili güvenilir, bilgilendirici içerik platformu.