Beyne Pıhtı Atması ve Felç

İnme, beyin dokusunun dolaşımının ani olarak bozulmasına bağlı gelişen, bir nevi beyin krizidir. Beynin dolaşımı; beyin damarlarında pıhtı oluşması, beyne pıhtı atması ve beyin kanaması gibi nedenlerle bozulabilir.

İster beyin damar tıkanıklığı olsun, ister beyin kanaması, sonuçta kan dolaşımının durması ya da yetersiz hale gelmesi, o damarlarla beslenen beyin hücrelerinde ölüme yol açar. Beynin bir kısım dokusunun fonksiyonunu yitirmesi ya da ölmesi ise, kişide felç tablosu oluşturur. Beyne pıhtı atması da bu tabloya sebep olan şeylerden biridir.

İçindekiler

Beynin Kan Dolaşımı ve Beyne Pıhtı Atması

Beynin sağ ve sol yarı küreleri; ön, orta ve arka serebral arter (beyin atardamarı) ile kan ihtiyacını sağlar. İnmede özellikle beyne pıhtı atması durumunda klinik belirtiler, etkilenen damara göre değişiklik gösterir. Bu nedenle beynin kan dolaşımını bilmek önemlidir.

Beynin sağ ve sol yarı küreleri; ön, orta ve arka serebral arter (beyin atardamarı) ile kan ihtiyacını sağlar. İnmede klinik belirtiler, etkilenen damara göre değişiklik gösterir. Bu nedenle beynin kan dolaşımını bilmek önemli bir unsurdur.

Kalpten çıkan ana atardamar (aorta); sağ ve sol ana şah damarı (arteria carotis communis) dallarını verir. Ana şah damarları ise, boyunda çene altı hizasında iç ve dış şah damarlarına ayrılır (arteria carotis externa – interna). İç şah damarı; beynin ön ve orta kısımlarını besleyen ön ve orta serebral arter uç dallarına ayrılır. İç şah damarının bir diğer uç dalı ise gözü besleyen oftalmik arterdir (göz atardamarı).

Aort damarından çıkan, esas olarak kollara kan taşıyan sağ ve sol subklavian arterler (arteria subclavia), boyunda yukarı doğru çıkan vertebral arterlere (arteria vertebralis) kaynaklık eder. Vertebral arterler beyin sapı civarında birleşerek baziler arteri (arteria basilaris) oluşturur.

Aort damarından çıkan, esas olarak kollara kan taşıyan sağ ve sol subklavian arterler (arteria subclavia), boyunda yukarı doğru çıkan vertebral arterlere (arteria vertebralis) kaynaklık eder. Vertebral arterler beyin sapı civarında birleşerek baziler arteri (arteria basilaris) oluşturur. Bu da beynin arka kısmını besleyen arka serebral arter uç dalını verir. Baziler arterden ayrıca beynin derinindeki yapıları ve beyinciği besleyen damarlar çıkar.

1. Damar Tıkanıklığına Bağlı İnmeler

İnmelerin %80’inden fazlası beyin damar tıkanıklığına bağlı olarak meydana gelir. Bunlar iskemik ve trombotik inme tipleridir.

İskemi kelimesi herhangi bir dokuya gelen “kanın durması” anlamına gelmektedir. Sebepler çok farklı olsa da sonuç; damarın içinden yeterli kan geçemeyecek kadar daralmasıdır. Damar tıkanmasına bağlı inmenin en güzel örneği trombotik inme veya emobli kaynaklı inmedir.

1.1. Beyin Damarlarının Tıkanması (Trombotik İnme)

Beyni besleyen damarlarda daralma ve pıhtı oluşumu ile ani tıkanma görülür. Trombotik inme, genelde uykuda meydana gelir. Bazen “kekeleyici inme” denilen 1-2 gün süren aşamalı kötüye gidiş olabilir.

1.2. Beyne Pıhtı Atması (Embolik İnme):

Genelde uyanma saatlerinde gelişir. En sık olarak kalpteki bir ritim bozukluğu nedeniyle kalp içinde oluşan pıhtının yerinden koparak beyin damarlarını tıkaması yoluyla olur.

  • Açık kalp cerrahisi, anjiyo gibi işlemler
  • Kemik kırıklarında kana karışan yağ damlacıkları
  • Dalgıçlarda vurgun diye tabir edilen ani basınç değişimi nedenli kanda oluşan gaz kabarcıkları, beyne pıhtı atması durumuna sebep olabilir.

1.3. Beyne Pıhtı Atması ve Laküner İnme:

Beynin derin kısımlarına giden küçük atardamarlardaki inmelerdir. Bazen herhangi bir bulgu vermemektedir. Bazen öyle hayati bir yerde olur ki, küçük bir inme olmasına rağmen ağır sonuçlara yol açabilir.

1.4. Sistemik Hipoperfüzyon:

Vücuttaki kan dolaşımının genel olarak azalmasına (şok) bağlı beyne giden kanın da azalması ve iskemi gelişmesi durumudur.

1.5. Serebral Venöz Sinüs Trombozu:

Kanın beyinden kalbe dönmesini sağlayan toplardamarda pıhtı olması nedeniyle beyin kan akımının bozulması durumudur.

Kanın beyinden kalbe dönmesini sağlayan toplardamarda pıhtı olması nedeniyle beyin kan akımının bozulması durumudur. Beyne pıhtı atması da denir.

2. Beyin Kanamasına Bağlı İnmeler

Beyin kanaması, beyin dokusu içinde bulunan damarın yırtılarak kanın beyin içine dolması durumudur. Kanamaya neden olan durumlar travma (trafik kazası, yüksekten düşme, kafaya darbe alma gibi), yüksek tansiyon veya doğuştan damar yapısındaki anormalliklerdir. Kafatası, beyin dokusunu korur ancak iç hacmi de sabit tutar. Dolayısıyla kafatası içindeki kanama beyin dokusunu sıkıştırır.

Beyin kanamasına bağlı inmelere tıp dilinde hemorajik inmeler denir. Tüm inmelerin yaklaşık %15’i beyin kanaması sonucu olur. Hemorajik inmelerin 2 tipi vardır:

2.1. İntraserebral Hemoraji:

Atardamarın yırtılması sonucu beyin içine kanama olması durumudur. Kan basıncı yüksekliği, damar yumakları (arteriyovenöz malformasyon) ve damar baloncukları (anevrizma) nedeniyle oluşabilmektedir.

2.2. Subrakanoid Hemoraji:

Kanama, beyin dokusunun dışında ama beyni saran zarların arasında olur. Damar baloncukları (anevrizma) ve yüksek kan basıncı bu duruma neden olabilmektedir.

Okumaya Devam Edin :İnme Tipleri Nelerdir? İnmenin Farklı Tipleri

3. Geçici İnmeler ve Beyne Pıhtı Atması

İnmenin yol açtığı şikayetler 24 saatten kısa sürede tamamen iyileşmişse buna geçici inme (geçici iskemik atak) denilmektedir. Tam inme habercisi olduğundan ciddiye alınmak zorundadır, acilen doktora başvurulması gerekmektedir.

Okumaya Devam Edin :İnme İçin Bir Uyarı: Geçici İskemik Atak (GİA)

İnmenin yol açtığı şikayetler 24 saatten kısa sürede tamamen iyileşmişse buna geçici inme (geçici iskemik atak) denilir. Tam inme habercisi olduğundan ciddiye alınmalı, acilen doktora başvurulmalıdır. Bazı durumlarda beyne pıhtı atması sonucu da gerçekleşebilir.

Beyne Pıhtı Atması ve İnme Kimlerde Görülmektedir?

  • Felç(inme) her yaşta görülebilir ancak 55 yaşından sonra inme oluşma sıklığı artmaktadır.
  • İnme hem kadınlarda hem de erkeklerde olabilir, erkeklerde daha sık görülmekte.
  • Ailesinde inme geçiren yakını olan kişiler, genel topluma kıyasla daha yüksek risk altındadır.
  • Daha önce inme geçirmiş kişilerin ikinci kez inme geçirme riski yükselir.

Ayrıca yüksek tansiyon, şeker hastalığı, kalp hastalığı, kalp ritim bozuklukları, sigara içmek, alkol bağımlılığı, kolesterol yüksekliği, obezite, hareketsiz yaşam ve uyku apnesi inme riskini arttıran faktörlerdir.

İlginizi Çekebilir :İnme Riski Oluşturan Durumlar

yüksek tansiyon, şeker hastalığı, kalp hastalığı, kalp ritim bozuklukları, sigara içmek, alkol bağımlılığı, kolesterol yüksekliği, obezite, hareketsiz yaşam ve uyku apnesi inme riskini arttıran faktörlerdir.

İnme Hangi Şikayetlere Yol Açar?

  • Bilinç kaybı, kafa karışıklığı
  • Konuşma ve anlama güçlüğü
  • Vücudun bir yarısında yüz, kol ve bacak kaslarında güçsüzlük ve uyuşma
  • Bir ya da her iki gözde ani başlayan bulanık görme, çift görme, görme kaybı
  • Ani başlayan şiddetli baş ağrısı, baş dönmesi
  • Yürüme güçlüğü, denge bozukluğu

Okumaya Devam Edin : İnme Belirtileri Nelerdir?

İnme geçirdiğinden şüphelenilen hasta vakit kaybetmeden hastaneye ulaştırılmalıdır.

İnme Varlığında Ne Yapmalıyız?

İnme geçirdiğinden şüphelenilen hasta vakit kaybetmeden hastaneye ulaştırılmalıdır.

  • Hastaların yaşamsal bulguları kontrol altına alınıp hızlı nörolojik muayenesi yapılmaktadır.
  • Beyin bilgisayarlı tomografi ve diffüzyon MRG (emar) filmler tamamlanmalıdır.
  • Erken müdahale ile ilk saatlerde damar tıkanıklığı varsa açılma şansı olabilmektedir.
  • Beyin kanamasına bağlı inmelerde ise beyin ödemi ve beyin fıtıklaşması riski nedeniyle ameliyat gerekebilmektedir.

Felç(İnme) Tedavisi Nasıl Olur?

İnme ilk ayda %25 civarında ölüm riski olan bir durumdur. Öncelikle akut sorunlar tedavi edilmektedir, hayati tehlike atlatılmaya çalışılmaktadır. İlk günden itibaren fizik tedavi ve rehabilitasyon alanına giren terapi yaklaşımları mevcuttur.

Hastanın tekrar inme geçirmemesi için koruyucu önlemler nöroloji ve ilgili diğer branş uzmanları tarafından alınmaktadır. Hayati tehlikeyi atlatan inme sonrası felçli hastada tercihen ilk 2 haftadan itibaren rehabilitasyon başlanmalıdır.

İlginizi Çekebilir : 

Prof. Dr. Engin Çakar
Memorial Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Engin Çakar inme ve beyin Hasarı, nörorehabilitasyon, algoloji alanlarında uzmanlaşmıştır.