DoktorFizik
Instagram
Nörorehabilitasyon ve Ağrı Tedavisi [email protected] | 0542 215 80 80

Genç Yaşta Beyin Kanaması, Beyin Damar Tıkanması, Beyne Pıhtı Atması (İnme)

Vücudun bir yanına felç inmesi halk arasında daha çok yaşlı hastalığı olarak bilinir. Aslında inme henüz bebeğin anne karnında olduğu dönem de dahil olmak üzere her yaşta görülebilir. Bu açıdan inmeleri yetişkin dönemde ve çocukta olanlar şeklinde iki gruba ayırabiliriz. Genç yaşta beyin kanaması, beyin damar tıkanması ya da beyne pıhtı atması (inme) ise yetişkinlikteki inmenin alt grubu olarak farklılaşmaktadır.

Yetişkinlerde İnme Hastalığı

Yetişkin dönemdeki inme, normal gelişmesini tamamlamış beyinde hasara yol açar. Bunu tamamlanıp bitmiş bir evin duvarına kamyon çarpmasına benzetebiliriz. Evin belli bir kısmı hasara uğramıştır fakat temeli sağlamdır ve hala normal bir ev planı vardır.

Çocukluk Çağında İnme

Çocukluk çağındaki inme henüz gelişmesini tamamlamamış, olgunlaşmamış beyinde hasar bırakır. Bu da inşa edilen bir evdeki hasara ve sorunlara bağlı olarak evin planının değişmesine ya da bozulmasına benzetilebilir.

Çocukların beyin hasarlarını daha kolay atlattığı şeklinde bir algı vardır. Bunun nedeni beynin kendini yeniden şekillendirme ve öğrenme kapasitesinin çocuklarda çok daha fazla olmasıdır. Gerçekten de çocuklar beyinlerindeki hasara kıyasla hayret verici gelişme gösterebilir. Örneğin bir çocuğun iyileşme göstererek anlama, konuşma, hayata katılmayı başarabildiği bir hasar derecesi yetişkinlikte olsa ömür boyu yatağa bağımlı kalmakla sonuçlanabilir. Yine de yetişkinlik ve çocukluk dönemi beyin hasarlarını birbiriyle kıyaslamak güçtür. Gelişmekte olan beyinde oluşan inme beyin gelişimini etkileyerek farklı sonuçlara yol açar. Çocuklar belli yönlerden beyaz bir sayfa gibidir. Yetişkin inmesinde var olan becerilerin kaybı söz konusu iken çocukluk döneminde hiç gelişmemiş becerilerin normalde kazanılacağı zemin bozulur.

Genç Yetişkinlik Döneminde İnme

Yetişkin dönemin resmen 18. yaşta başladığı kabul edilse de beyin gelişimi açısından baktığımızda dürtü kontrolünden sorumlu frontal lobların 25 yaş civarı olgunlaştığı bilinmektedir. Bu nedenle genç yetişkin dönemini inme ve beyin hasarları açısından 25. yaştan başlatmak uygun olabilir. Üst sınırı belirlemek daha güçtür. Kişide var olan ek hastalıklar nedeniyle 50 yaşındaki birinin vücudu 65 yaşında gibi görünebilir veya 65 yaşındaki bir kişi çok daha genç gösterebilir. Ortalama bir değer olması açısından üst sınır 55 seçilebilir (ancak üst sınırı 39 veya 49 kabul edenler de vardır).

Genç yetişkin dönemdeki inme 25-55 yaşlar arasında ortaya çıkan inmelerdir. Tüm inmelerin %10-15’i bu yaşlarda gerçekleşir. Oransal olarak fazla görünmese de toplum hayatına etkisi hiç de azımsanmayacak bir sağlık sorunudur. Bu yaşlar insanların en üretken olduğu zamanlardır. Üstelik genç yetişkinler inmenin etkileri ile uzun yıllar baş etmek zorundadır. Bu nedenle genç yaşta oluşan inmelerin rehabilitasyonu önem kazanır.

Çeşitli araştırmalarda genç yaşlarda görülen inmelerin arttığına yönelik veriler elde edilmiştir. Obezite, şeker hastalığı, hareketsiz yaşam gibi risk faktörlerinin sıklığındaki artış bundan sorumlu olabilir. Tam tersine gelişmiş ülkelerde yaşlı bireylerde risk faktörlerinin kontrol altına alınması ile inme oranları 20 yıldır düşme eğilimindedir.

Genç yaştaki inmeler açısından önemli bir başka konu, çoğu kez bu yaşlarda inme akla gelmediğinden hastaneye başvuru ve tanıda gecikme olmaktadır. İlk 3 saat içinde tedaviye başlamak inme sonuçları üzerinde büyük fark yaratabilir. Bu nedenle inme belirtileri herkes tarafından bilinmesi gereken temel bilgiler arasındadır.

Genç Yaştaki İnmenin Tedavisi

İnmenin tedavisi hayati fonksiyonlar kontrol altına alındıktan sonra fizik tedavi ve rehabilitasyon ile olmaktadır. Genç erişkin dönemde oluşan inmenin tedavisi yaşlılık dönemine kıyasla daha başarılıdır. Yaşlıların sahip olduğu pek çok dezavantaj genç bireylerde bulunmaz. Vücudun genel sağlık durumu gençlikte daha iyidir. Kalp yetmezliği, böbrek yetmezliği, KOAH gibi kronik hastalıkların görülme riski azdır. Gençler bu nedenle genelde rehabilitasyona daha fazla katılım gösterebilir, daha uzun süre ve yoğun egzersiz yapabilirler.

Yaşlılıkta beyin korteksi ve beyin damarları incelebilir. Bu da beynin rezerv kapasitesini azaltabilir.

Gençler genelde iyileşmek için daha motivedir. Hayatlarının daha uzun bir kısmı önlerindedir. Umutları ve yapmak istedikleri şeyler iyileşme yolunda kendilerine güç verir.

Gençler başka yaralanma ve sorunları daha kolay atlatır. Örneğin 70 yaşındaki bir kişi düşerse kemik erimesi nedeniyle kalçasını kırabilir. Ancak 30’lu yaşlarda bu olağan dışıdır. Gençlerin enfeksiyonlara direnci daha yüksektir.

Günümüzde gençlerin diğer bir avantajı teknolojiye daha uyumlu olmalarıdır. İnme fizik tedavisinde bilgisayar oyunları, sanal gerçeklik, robotik fizik tedavi, biofeedback gibi yöntemler rehabilitasyon verimini arttırmaktadır. Gençler bu tedavilere yaşlılardan daha kolay adapte olabilir.

Eser Küçük genç yaşta beyin kanaması geçirdi ancak rehabilitasyonla üretken hayata döndü.

Sonuç olarak genç yaşta beyin kanaması, beyin damar tıkanması ya da beyne pıhtı atması (inme) iyileşme süreci açısından yaşlılara benzer, aynı yöntemler kullanılır, aynı mekanizmalar işler. Ancak ortalama olarak gençlerin enerjisi daha çoktur, daha motivedirler, iyileşme beklentileri fazladır. Bu nedenle tedaviye daha fazla katılım gösterirler ve iyileşme oranları daha yüksektir. İnme geçiren genç yetişkinlerin yarısından fazlası işe dönebilir ve üretken hayatlarına devam edebilirler.

Referans

No Comments

Post A Comment