Bel Romatizması – Ankilozan Spondilit

Ankilozan spondilit esas olarak omurgayı tutan, halk arasında bel romatizması olarak da adlandırılabilen bir romatizmal hastalıktır. En çok bel, sırt ve boynu etkilemekle beraber kalça, diz, omuz gibi eklemlerde de belirti verebilir. Omurgayı tutmasına bağlı olarak şiddetli, uzun süreli (kronik) bel ve sırt ağrıları ile tutukluğa yol açar. Sıklıkla bel fıtığı ve bel kaslarında zorlanma ile karıştırılır. Bel ağrısı çok yaygın karşılaşılan bir sorun olduğu için ankilozan spondilit tanısını koymak kolay olmayabilir. Oysa ki hastalığın kendine has özelliklerine dikkat edilirse tanıda gecikmenin önüne geçilebilir.

Bel romatizması / ankilozan spondilit kişide bir kere ortaya çıktıktan sonra uzun süre, bazen ömür boyu aktif kalabilen bir hastalıktır. Eğer erken fark edilip tedavi edilmezse omurgadaki iltihabi süreç kemiklerin birbirine yapışmasına ve sırtın odun gibi katılaşmasına; eğilip kalkma, boynu çevirme gibi hareketlerin ileri derecede kısıtlanmasına yol açabilir. Omuz, kalçalar, kaburgalar, topuklar, el ve ayaktaki küçük eklemler de bu hastalıktan etkilenebilir. Bazen gözleri de tutar, üveit denilen göz iltihabına yol açar. Daha nadiren akciğer ve kalp gibi iç organları da tutabilir.

Ankilozan spondilit vücudun çok farklı yerlerinde belirti verebilir. Fakat tanı koymada en çok yararlanılan özelliği, omurganın en aşağı kesiminde, belin altında sağrı (sakrum) kemiği ile leğen (iliak) kemiği arasındaki eklemi tutmasıdır. Burası sakroiliak eklem olarak adlandırılır ve ankilozan spondilitte sakroileit denilen ödem ve iltihabi durum oluşur. Sakroileit erken dönemde emar (sakroiliak eklem MR) filmi, geç dönemde ise Röntgen filminde (pelvis AP) izlenebilir.

Bel Romatizması Belirtileri

Ankilozan spondilit / bel romatizması belirtileri kişiden kişiye büyük farklılıklar gösterebilir. Genelde ilk belirtiler 17-45 yaşları arasında ortaya çıkar. Ancak daha küçük yaşlarda veya yaşlılarda da başlangıç gösterebilir. Erkeklerde kadınlara göre daha sıktır.

Erken dönem belirtiler arasında en sık görülenler bel ve kaba etlerde sık sık ağrı ve tutulma olmasıdır. Bu şikayetler sinsi bir başlangıç ile yavaş yavaş ortaya çıkıp birkaç hafta veya ay devam edebilir. Ağrı bel ile kaba etler arasında önce tek tarafta (sağda veya solda) ya da yer değiştiren tarzda olabilir. Kişi ağrının yerini tam olarak tarif edemeyebilir. Genelde künt, geniş yayılımlı bir ağrı olarak hissedilir. Gecenin ikinci yarısı ve sabah şikayetlerin en kötü olduğu zamanlardır. Hafif egzersiz ve sıcak banyo ise şikayetleri azaltabilir. İltihabi sürece bağlı olarak hafif ateş, iştahsızlık, genel rahatsızlık hissi de olabilir. Bel romatizmasında görülen, istirahatte artıp hareketle azalan ve sabah yarım saatten uzun süre tutulmaya neden olan bel ağrısı “inflamatuar bel ağrısı” olarak tanımlanır. Buna karşılık bel fıtığı gibi kas iskelet sorunlarında hareketle artan, dinlenmekle azalan ve sabah 5-15 dakika civarı tutukluk yapabilen bel ağrıları olur ki, bu da “mekanik bel ağrısı”dır.

Ankilozan spondilitteki bel ağrısı tipik olarak inatçıdır; 3 aydan daha uzun süre devam eder. Aylar ve yıllar geçtikçe ağrı ve tutulma omurganın diğer bölgelerine, örneğin boyna yayılır. Kaburga kemikleri, kürek kemikleri, kalçalar, uyluklar ve topuklarda da ağrı ve rahatsızlık hissi görülebilir. İltihabi sürece bağlı olarak yorgunluk ve kansızlık da oluşabilir.

Ankilozan spondilitin başlangıç dönemleri her zaman burada anlattığımız şekilde olmayabilir. Özellikle kadınlarda ilk olarak boyunda belirti verebilir.

Daha nadiren bel romatizması bel ya da boyunda değil kalça, ayak bileği, dirsek, diz, topuk, omuz gibi eklemlerde belirti verebilir. Özellikle çocuklarda 10’lu yaşlarda başlayan hastalıkta eklem tutulumu omurga tutulumundan önce olabilir. Tendon veya ligamentlerin kemiklere tutunduğu yerlerde iltihap oluşabilir; buna entezit denir.

Bazı ankilozan spondilit hastalarında ülseratif kolit veya Crohn hastalığı (iltihaplı bağırsak hastalığı) da beraber bulunabilir.

Ankilozan spondilit hastalarının üçte birinde en az bir defa üveit denilen göz iltihabı oluşabilir. Bu durumda gözde ağrı, sulanma, kızarıklık, görmede bulanıklaşma ve parlak ışığa hassasiyet gibi belirtiler olur.

Bel Romatizması Tanısı

Uzun süren bel ağrılarında fizik tedavi ve rehabilitasyon doktoruna muayene olabilirsiniz. Doktor öncelikle şikayetlerinizi dinleyecek ve sorular soracaktır. Ağrının ne zamandır olduğu, nasıl başladığı, nerede hissedildiği, arttıran ve azaltan faktörleri sorar. Ankilozan spondilitten şüphe ederse ailenizde romatizmal hastalık olup olmadığı, eklem şişliği (artrit), göz iltihabı (üveit), sedef hastalığı (psöriyazis), bağırsak hastalığı (ülseratif kolit veya Crohn), enfeksiyon öyküsü (reaktif artrit) gibi konuları da sorgulayacaktır. Sonra sıra fizik muayeneye gelir. Belde ağrıya hassas yerler, bel hareket açıklığı, bacak kuvveti, duyu ve refleks muayenesi, ağrıyı provake eden özel manevralar muayene ile değerlendirilir. Bel ve göğüs kafesinin esnekliğini değerlendiren ölçümler tanıda değerlidir.

Kan tetkiklerinde iltihabi paramatrelere bakılır. HLA-B27 denilen genetik özelliğin ankilozan spondilite yatkınlık oluşturduğu bilinmektedir. Bu nedenle genetik inceleme yapılabilir. Kalça röntgeni ile sakroiliak eklemlerin tutulup tutulmadığı görülebilir. Erken dönemde Röntgen filmlerinde bulgu olmayabilir, bu nedenle emar (sakroiliak eklem MR) filmi çekilmesi gerekebilir.

Tedavisi

İlk tedavi seçenekleri egzersiz ve non-steroid anti-inflamatuar ilaç grubundaki ağrı kesicilerdir. Bu ilaçlar genelde ağrı kesici olarak kullanılsalar da ankilozan spondilitte romatizma şikayetlerini azaltıcı etki gösterebilirler. Beldeki iltihap uzun dönemde kemikleşmeye ve omurganın esnekliğini yitirmesine yol açabilir. Düzenli postür ve esneme egzersizleri yapmak bu süreci hafifletebilir. Egzersiz ağrılara da iyi gelmektedir. Eğer bu yöntemler etkili olmazsa ve iltihabi süreç şiddetliyse biyolojik ilaçlar denilen (anti-TNF ilaçlar ve diğer tedaviler) daha yeni ve etkili tedavilere geçilebilir. Bu tedaviler fizik tedavi ve rehabilitasyon veya romatoloji uzmanları tarafından düzenlenmektedir.

Doktor Fizik
2018. DoktorFizik; Beyin, sinir, kas, kemik, omurga ve eklem sağlığı ile ilgili güvenilir, bilgilendirici içerik platformu.